Şen Süer

Siyah Kurtuluş Hareketi’nden Ukrayna Üzerine Bir Bildiri – Siyah Kurtuluş Hareketi Örgütleri (Çeviri: Şen Süer)

Siyah kurtuluş hareketi örgütleri ABD/NATO’nun Ukrayna’daki eylemlerine karşı çıkan ortak bir açıklama yayınladı. NATO’yu Hemen Lağvedin! Ukrayna Savaşı’na Verilen 16 Milyar Dolar Tahsisatı İptal Et! ABD Emperyalizmi Dünyanın Tüm Halklarının Barış, Egemenlik ve Adaletine Karşı Ana Tehlikedir! Ukrayna’da sürmekte olan kriz ve savaş dünyayı felaketle sonuçlanabilecek bir nükleer çatışmaya çekme [Devamını Oku…]

Mülteci Kadın+ Hikayeleri: “Odam Kireç Tutmuyor” – Şen Süer

“Ne hoş bir güzelliği vardır; Hafif adımlarla, dünyadan gülümseyerek geçenlerin. Kimseye bir kötülüğü dokunmadan yaşayanların.” Virginia Woolf, Kendine Ait Bir Oda Bürodan tam çıkmak üzereydik, ceketlerimizi giymiş, çantalarımızı almıştık bile. İki arkadaşım koridora çıkmıştı, ben kalan arkadaşa son bir şey söylemek üzere henüz bürodaydım. O esnada, kampımızda üç haftalığına okul [Devamını Oku…]

Mülteci Kadın+ Hikayeleri: Kelimeler kursağımda – Şen Süer

“Ve sükût tefekküre duran derviş gibi narin. Sızı ince, yara derin.” Mevlana Suskun anlamında ona verdiğim adla Samita, ismiyle müsemma, dal gibi incecik gövdesi, çırpı gibi kol ve bacaklarıyla çok sessiz suskun, çok ürkek bir trans. Adım adım güçlenirken bir yandan da suskunluğunda kaybolan, çevresine ördüğü savunma duvarları içinde güçlenmekle [Devamını Oku…]

Mülteci Kadın+ Hikayeleri: “Öyle güzelsin ki, kuş koysunlar yoluna”- Şen Süer

Roman dilinde kuş anlamına gelen Çirikli’den daha uygun bir ad olamazdı bu kadına. Bir serçe kadar mini minnacık, bir serçe kadar korunaksız görünüşlü, bir serçe kadar bu güçsüzlüğünü kendine güç kalkanı yapan, bir serçe kadar insanın içini sevinçle dolduran bir kadın Çirikli…  Tuhaf bir sevinç bu, ortada neşe yaratacak hiçbir şey yok çünkü. Çirikli kemik kanseri, yürüyemiyor, her haliyle başkalarına [Devamını Oku…]

Mülteci Kadın+ Hikayeleri: Kirpiğin yere düşmesin… – Şen Süer

Bürodan içeriye girerken gözlerini başörtüsüne siliyordu. Yanında biri dört, biri iki yaşında iki çocuk… Büyük olan oğlan hemen koştu, bacaklarıma sarıldı, başladı hiç durmadan konuşmaya. Sürekli gülüyor, dikkatleri hep üzerine toplamak istiyordu. Sabah Sosyal Bakanlık’tan aramışlar, çalıştığım mülteci kampına bekâr bir anneyi acilen göndereceklerini söylemişlerdi, apar topar aldık Beyda’yı. Asıl [Devamını Oku…]